Ana sayfa İlişkiler Ayrılık Mutlu Evliliğin Tılsımı

Mutlu Evliliğin Tılsımı

91
0
PAYLAŞ

Sevgi her yerdedir diyoruz.  Aslında bir çoğumuz bunu söylerken tam olarak bilincinde olmadan ancak yinede doğru olduğunu hissederek söyleriz.   Kimimiz sevgi konusunda diğerlerinden daha iyidir ancak hepimiz aynı okulun  öğrencileriyiz.  Hepimizin amacı sevgide kazanabilmektir çünkü biliriz ki sevgi de kazanan,  hayatta  kazanandır.

Hayatımızdaki her şey sevgiyle  olan ilişkimizin bir yansımasıdır.  Kim olduğumuz,  başımızdan neler geçmiş  olduğu ve bunların sonucunda nasıl biri olduğumuz hep sevgili olan ilişkimizi  saklıdır. Peki nasıl oluyor da o sevgi unutuluyor? Aramızdaki bizi bağlayan sevgiye ne oluyor da gözlerimiz kör oluyor?

Şu hikaye size de tanıdık geliyor mu?

mutlu-evlilikİki sevgili küçük bir sorun yüzünden kavga ederler.  Kadın bulaşıkları yıkarken adamın yardım etmesini ister,  adam çok yorgundur ve bulaşıkları ertesi gün  yıkamakta diretir.  Her ikisi de haklı olduklarını o kadar emindim ki,  tartışma gittikçe şiddetlenir ve sonunda kontrolden çıkar.  Biri saldırır diğeri kendini savunmaya geçer ancak her ikisi de birbirini dinlemez.   Tartışma o kadar ateşli bir hal alır ki birbirlerine duydukları  sevgiyi tartışmanın hararetinde unuturlar. Böylece tartışmaya ve birbirlerini incitmeye devam ederler çünkü gözleri haklı olduklarını göstermekten başka hiçbir şeyi görmemektedir.

Karşı tarafı cezalandırma hırsı mantığın ve sevginin ötesinde geçer.  Birbirlerine asla söylememeleri gereken şeyleri bir çırpıda söylerler.

Evet başta da söylediğim gibi belki de bu hikaye sizi çok  tanıdık gelmiştir.   Belki   zaman zaman buradaki  karakterlerden birisi siz olmuş ya da yakınınızın başına benzer bir durum gelmiş olabilir.  Belki de tıpkı bu hikayedeki gibi; bu kadar basit bir şeyden  bir ilişki,  bir evlilik nasıl?  bitebilir  diye inanamıyor olabilirsiniz. Saçma sapan bir tartışma büyümüş ve evliliği bitirecek seviyeye getirmiş olabilir.

Evliliği Asıl Bitiren nedir?

Evliliği Bitiren Küçük Tartışmaların Altındaki Büyük Sebepler;  Birçoğumuz duymuş olduğu inanmakta güçlük çektiği eski bir hikayedir.  Çok büyük bir ihtimalle ilişkinin bitmesi ile sonuçlanan kavga  aslında bardağı taşıran son damladan  başka bir şey değildir diye düşünenler genellikle haklı çıkar.  Bu tip  hikayelerin her zaman  için bir arka planı vardır.  Her bireyin kendine has koşulları olmakla birlikte  hepsinde ortak unsurlar bulunur.  Mesela bir yetişkin gibi davranmayı engelleyen kibir,  kontrolden çıkan egolar,  bir türlü doymak bilmeyen haklı çıkma  arzusuyla karşı tarafa cezalandırma isteği gibi…

Anlaşılma İhtiyacı Ve Haklı Çıkma Çabası

Dünyanın neresinde olursak olalım, her yaştan pek çok çiftin umutsuzca haklı çıkmak için  birbiriyle kıyasıya kavga ettiğini gözlemleyebiliriz.  Öfkeden deliye döndükleri için gözleri hiçbir şey görmeyen,  asla söylenmemesi gereken korkunç sözler sarf edip,  birbirleri kıran ve inciten,  yıllarca emek verdikleri ilişkilerini bir çırpıda yıkmaktan çekinmeyen maalesef birçok çift  görmek  mümkün.

Pek çoğumuz aç gözlü bir ihtiyaç içerisindeyiz.   İlişkilerimizde  hedeflediğimiz ideal   sonuca ulaşamamanın sorumlusu,  bizi birbirimizden uzaklaştıran,  insan hayatındaki tüm sorunların olmasa da, çok büyük bir kısmının kökenini oluşturan ve bir türlü doymak bilmeyen içimizdeki anlaşılma ihtiyacıdır.  Yalnızlığımızın,  birbirimizle gerçekten ve samimi ilişkiler  kuramamamızın,  kendimizi sürekli ayrı düşmüş  hissetmemizin altında yatan sebep yine anlaşılma ihtiyacımızdır.  Bakış açımızın doğruluğunu kanıtlamak ve diğerlerinin de bunu anlamasını istiyoruz.

”Oysa bu dünyadaki varlık sebebimiz anlaşılmak değil anlamaktır.”   Size şaşırtıcı gelebilir fakat gerçek bundan ibarettir.  Kimseden bize anlamasını beklemeye,  talep etmeye,  hele ki bunu onlara  dayatmaya hiç mi hiç hakkımız yoktur. Hiçbirimizin böyle bir ayrıcalığı olamaz.  Bizler  sevmek için,  sevmeyi öğrenmek sevgide  ustalaşmak için varız.  Bu hem kendimize karşı en büyük meydan okumamız,  hem de en büyük  ödülümüzdür.  Başkalarını sevebildiğimizde  zaten anlaşılma ihtiyacımız ortadan kalkar.

Anlaşılmayı beklemek yerine birbirinizle konuşun, ne kadar sevdiğimizi,pişman olduğunu söyleyin ve özür dileyin.  Kendinizi  ve birbirinizi  affedin.

sevgiAnlayış Beklemenin Yolu Anlamaktan Geçer

Gündelik ev işleri bir ilişkinin başının belası da olabilir can simidi de.  Ev işleri yüzünden sürekli  tartışan bir çift tanıyorum.  Kadın  şikayetlerini  arttırdıkça adam da inadına daha da yardımcı oluyordu.  Aslına bakarsanız adam  gitgide eve uğramaz olmuştu.  Kadınsa bu durumu içerliyor  ve memnun olmadığı hayatından adamı sorumlu tutuldu.  Kadın bir akşam çok mutlu bir evlilik sürdüren eski bir arkadaşının eşi ile ilgili düşüncelerini tanık oldu. ”eşim mutfakta bana yardımcı olduğu için ona minnettarım” ” çok çalışmasına rağmen yine de ev işlerinde bana yardımcı  olacak zaman bulabiliyor”

Tabii bizim öfkeli  kadın öfkeyle çıkışıyor ” minnettar mısın?”  Ne diye minnettar olacakmışsın ki? Bu onun evi, onun mutfağı ve onun bulaşıkları değil mi? o kadarını da yapsın artık. Sen bütün gün evi çekip çevirmek için kendini parala,  sonra da bu kadarcık yardım etti diye minnettar ol olacak şey değil doğrusu”

Başka söze gerek var mı sizce?  Kadınlardan birinin  rica bile etmesine gerek kalmadan istediğin yardımı görmesi diğerinin ise hiç yardım almamasında  ya da bir çiftin mutlu diğer çiftin mutsuz oluşunda şaşılacak bir durum var mı?

Unutmayın bir şeyden kaçmaya çalışmak dosdoğru ona koşmaya benzer.  Siz farkında olmadan şikayet ettiğiniz her şey hayatınıza yerleştiği gibi,  taktir ve şükrettiğiniz her şeyde hayatınıza yerleşir.  Neye koşarsanız o da size koşa, siz neyden kaçarsanız bilin ki o size daha çok yaklaşır.

Evliliklerde  anlayış beklemenin ve görmenin yolu anlamaktan geçer. Siz anlamak için emek sarf ettikçe daha çok anlaşıldığınızı görecektiniz.

Sevinç Karakaya

Kişisel Gelişim Uzmanı /İlişki ve Yaşam Koçu

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here