Ana sayfa Sağlık Ruh Sağlığı Karakter bozuklukları

Karakter bozuklukları

96
0
PAYLAŞ

Karakter, bir insanı değişiklerinden değişik kılan esas özelliklerdir. Ferdin kendine ait istikametlerini ifade eder. Bunu inanç, nezaket, kültür, dostluk ilişkileri, sosyallik, çıkarcılık, göz rengi, konuşma üslubu, mesullük, candanlık, kıskançlık, üzüntü, asaplılık, eminlik yanında, tavır stilleri, vakalara ve insanlara bakış açıları, alışkanlıklar, algılar gibi daha pek çok özellik tanımlamaktadır. İnsanda ergenlik yarıyılında veya daha evvel şekillenmeye başlar. Cemiyette insanların pek çok ortak yanlarının olmasının yanı gizeme karakter özeldir ve ayırt edicidir. Karakter gerçeğinde her zaman değişebilecek bir kalitede olmakla birlikte, genelde insanlarda oldukça aralıksız ve kararlı bir görünümdedir.
Karakter bozukluklarında da bulgular devamlılık gösterir.

Karakter bozuklukları ve belirtileri
Obsesif karakter: Saplantılar, kaidecilik, mükemmeliyetçilik, tereddütlük
Paranoid karakter: Davacı üslup, kuşkuculuk, bağışlamama, kincilik
Şizoid karakter: Utangaç karakter: Duyarsızlık, yalnızlık, duygusal soğukluk Çekingenlik, kendini minik görme, cemiyete karşı duyarlılık
Sınırda karakter: Duygusal değişkenlik, hakimiyetsiz tavır, iradesizlik
Antisosyal karakter: Sorumsuzluk, enezlik, saldırganlık, insanları suçlama
Bağımlı karakter: Başkalarından efor alma, kendisini ikinci tasarıda yakalama, terk edilme fobisi
Histrionik karakter: Telkine sarih olma, rol yapma, hep alakayı ve dikkati üzerine sürükleme isteği, yüzeysellik.

Obsesif kompulsif karakter bozukluğu
Birey kumpaslı, mükemmeliyetçi ve katıdır. İyi, doğru ve hoş gibi pozitif duygularını ifade etmekte zorlanır. Genelde suçlayıcı bir tutum içindedir. Tereddütlüğü dikkat sürükler. Ayrıntıya dalmaya yatkın olduğundan yaptığı işin veya sergilediği tavrın emelinden ya sapar ya da unutur.

Paranoid kişîlik bozukluğu
Birey öbür insanlar tarafından aralıksız olarak sömürüldüğünü, kendisine hasar verilmeye çalışıldığını düşünür ve bu biçimde algılar. En yakınlarının vefasından dahi derin bir şüphe içindedir. Bu nedenle insanlara güvenmez, onların tam tutumlarını negatif yorumlar ve kuşku ile yanaşır.
Bu fertlerin hiddetli ve kinci olmaları tipik özellikleridir. Öte yandan hep aşağılandıklarına inanırlar.

Şizoid karakter bozukluğu
Birey soğuk ve düşüncesizdir. Sanki duygulan körelmiş gibidir; keyif, sevinç, efkâr, endişe, yeis, hiddet gibi duyguları gereği gibi sezmez veya dışarı yansıtmaz. Yakın etrafıyla hatta kendi ailesiyle dahi doğru samimi bağlantı kurmaz, kursa dahi bunu devam ettiremez. Kimseyle duygu ve düşüncelerini paylaşmaz. Annesiyle, babasıyla, dostlarıyla, kardeşleriyle bir arada olmaktan, oturup sohbet etmekten zevk almaz, aksine böyle etraflardan hemen uzaklaşır.

Birey, hiçbir mevzuda fikri dile getirmez; temennilerini, ideallerini, tasarılarını söylemez. Kendisine yöneltilen tenkit veya methiyeleri de dikkate almaz, bunlara karşı umursuz davranır.

Şizotipal karakter bozukluğu
Şahsın düşünce, görünüş ve tavırlarında gariplikler vardır. Şüphecidir ve insanlarla yakın ilişki kuramaz. Altıncı his, telepati, geleceğe dair haberler alma, batıl inanışlar, öbür insanların kendi duygularım idrak edebileceği biçiminde düşünceleri vardır.

Utangaç karakter bozukluğu
Birey cemiyet içinde rahat edemez, son derece utangaç, çekingen ve ödlektir. Tenkide karşı fazla derecede hassasiyeti vardır. Sıradan bir tenkitte dahi sarsılabilir. Yalanlanmayı sindiremez. Başkaları tarafından onaylanmamak veya ayıplanmak şahısta ciddi ebatlarda ruhsal travma tesiri yapar. Bu bireylerin en korktukları şeylerden biri, başkalarına alay mevzusu olmaktır.

Antisosyal karakter bozukluğu
Antisosyal karakter bozukluğu genellikle 5-6 yaşlarında kendini göstermeye başlar. Kumpassızlık, geçimsizlik, balanssızlık ve saldırganlık bu bireylerin hayat şeklini ifade eder. Çalışma faydaları düşük, performansları bozuktur. İçinde yaşadıkları cemiyetin esas tavır kaidelerine ve ilkelerine uymaz, aksine onlara saldırır, şiddetle yalanlarlar.

Bu şahıslar çocukluk yarıyıllarından itibaren bazı bulgular gösterirler. Mektepten kaçma, kopya sürükleme, hayvanlara makûs davranma veya işkence etme, kaba güce dayalı münakaşa, saldırganlık, yangın çıkartma, çalma, silah kullanma bu bulgulardandır. Antisosyal karakter bozukluğunun sebebi bugün hala bütün olarak öğrenilememektedir.

Sosyopat karakter bozukluğunda fert, cemiyetin koyduğu ahlaki ve sosyal kaidelere uymada eforluk sürüklemekte, etrafına hasar vermekte ve bundan pişmanlık dinlememektedir. Bu şahıslar öbür insanlara karşı sevgi, hürmet, alaka ve sempati dinlemez, cılız olanı ezerler. Tavır ve anlatımları paradoksludur. Hep kaos çıkarma tutkusu içindedirler, cemiyet ve ahlâk kaidelerini hiçe sayarlar.

Psikopat karakter bozukluğunda ise fert insanlara ilgi duymaz fakat onları efor kullanarak etkilemede etkindir. Bu gibi şahıslar kabahat işlemekten zevk alırlar. Geçmişlerine bakıldığında, minikliklerinde umursamama edilmiş, balanssız anne ve babaların çocukları oldukları ortaya çıkmaktadır.

Bağımlı karakter bozukluğu
Bu karakter bozukluğunda fert birilerine bağımlıdır ve teslimiyetli bir tutum içerisindedir. Tek başına hiçbir işe kalkışamaz. Hep yalnız basma kalma ve terk edilme fobisi içindedir. Yalnız kaldığında ise kendini boşlukta ve naçar sezer. Hemen her mevzuda tereddütlük yaşadığından aralıksız birilerinin vereceği güven ve dayanağa lüzum dinler.
Bu şahıslar kendilerine yöneltilen tenkitlere basitçe alınırlar. Çoğunlukla başkalarının fikirlerine katılır, kendileri yeni bir fikir üretemezler.

Histrionik karakter bozukluğu
Bu bireylerin en besbelli özellikleri aralıksız dikkat sürükleme, alaka odağı olma istek ve gereksinimi içinde olmalarıdır. Hep sevilmek, methedilmek, onaylanmak isterler. Fazla duygusaldırlar. Hislerini mübalağalı bir coşkunlukla dışa vururlar. Duygu gidişatları yüzeysel ve değişkendir. Olmadık bir mevzuya bunalıp ağlarken, bir dostlarının kaza geçirmesine hatta vefatına kaygısız kalabilirler.

Bu tip şahıslar davranış ve tutumlarını gereği gibi hakimiyet edemezler. Tüm tavırlarının, konuşmalarının hatta konuşmamalarının arkasında alaka sürükleme mücadelesi olduğu için, insanlarla aralıksız ve temelli bir bağlantı kuramazlar.

Narsistik karakter bozukluğu
Narsistik karakter bozukluğu olanlar kendilerini öbür insanlardan değişik ve üstün görürler. Hoş, zeki, hünerli, eforlu ve galibiyetli oldukları mevzusunda iddialıdırlar. Zekaları aralıksız kendilerini düşünmekle meşguldür. Bu şahıslar sanki kendilerine aşıktırlar, en çok kendilerinden hoşlanır kendilerini umursarlar. Başkalarına ise ehemmiyet ve değer katmazlar. Onların duygu ve düşüncelerini anlama doğrultusunda bir mücadeleleri olmaz.

Bu şahıslar kendilerinin bir eşi olmadığına, eşsiz olduklarına inanmaktadırlar. Her koşulda kendilerini ön tasarıya çıkarmak, alakayı üzerlerine sürüklemek, başkalarında hayranlık uyandırmak çabasındadırlar. İnsanlarla olan diyaloglarında üstünlük ve öğrenmişlik taşlarlar. Başkalarının duygu ve düşüncelerini kullandıkları gibi emeklerinden ve onların ürettikleri kıymetlerden de çıkar sağlarlar. Düşüncenin planlayabileceği tam üstün kalitelerin kendilerinde bir araya geldiğini sanır, kendilerince öbür insanları aşağılarlar.

Pasif asabi karakter bozukluğu
Şahsın kin, nefret, dargınlık, husumet, hiddet gibi asabi tavırlara neden olan ruhsal hareketliliği, pasif direniş biçiminde kendini göstermektedir. Pasif asabi karakter bozukluğunda fertler geleceğe kötümser bakarlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here