Ana Sayfa Aile Baş ağrısı çocukların da derdi!

Baş ağrısı çocukların da derdi!

78
0
Paylaş
Baş ağrısı çocukların da derdi!
Baş ağrısı çocukların da derdi!
Baş Ağrısı insanlık tarihi dek eskidir.Başağrısı, erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da ağrıya yol açan durumlar içerisinde en sık görülenidir. Küçük yaştaki çocukların bile başağrısından yakındıkları bilinmektedir. 
 
Baş ağrısı nedir? Niçin olur?
Baş ağrısının oluş mekanizması bütünüyle bilinmiyor, fakat merkezi sancı sisteminde bir bozukluk olduğu düşünülüyor, baş ağrısına sebep olan hastalığa kadar (mesela beyin tümöründe kafa içi basıncı artması ağrıya niçin olur veya ara sıra de sızı oluşmaz) semptom verir ve tanımlanır.
 
Sancı, sancı olarak açıklama edilmeden ve duyulmadan önce öyle fazla aşamadan geçer, önce bir uyaran (fiziksel, kimyasal, ısı ile ilgili) vücudun açıklanmış bölgesindeki algılayıcı (reseptör) sinir uçlarını uyarır, bu elektrik sinyali çeşitli ve kompleks mekanizmalardan geçer ve beynimizin dağıtılmış bölgelerine ulaşır burada sezgi edilir. (ağrı biçiminde duyulur) Her çocukta sızı eşiği ve ağrı toleransı vardır. Ağrı eşiği bir kişinin sancı hissini duyduğu en hafif uyaran şiddetini, sızı toleransı ise bir kişinin katlanma edebileceği en fazla sızı derecesini açıklama eder, hem psişik faktörlerle sızı arasında yakın ilişki vardır. Çocukluk dönemi baş ağrıları, ifade edilişindeki güçlüklerden dolayı belirlenmesi zordur. Çocuklar genelde iki yaşından daha sonra baş ağrılarını söylerler, daha minik bir çocuk parmaklarını ve ellerini sıkarak ağrılarını açıklama etmeye çalışır.
 
Yenidoğan bebekler ve yenidoğan yoğun bakımdaki ciddi solunum ve diğer hastalıkları olan bebekler sızı duymakta ve bu nedenle uygun ağrı gidericiler kullanılmaktadır.
 
Yapılan istatistikler bize eczanelerden satın alınan ilaçların başında ağrı kesicilerin geldiğini göstermektedir.
 
Çevre ve atmosferin ileri derecede kirlendiği, radyasyon ve nükleer tehlikenin büyük boyutlara ulaştığı, genetiği değişmiş besinlerin bol miktarda tüketildiği, katkı maddeli içeceklerin sık kullanıldığı, ahenkli beslenmenin göz ardı edildiği, fast-food (süratli ve ayakta besin) beslenmenin tüm toplumda yaygınlaştığı, hormonal ve genetik dönüşüm (metamorfoz), endokrin sistemi bozan maddeler, fazla gerginlik, stres ve yaygın buhran, yaygın temizlik maddesi kullanımı, az hareketli (durağan) bir yaşam biçimi, çağdaş teknolojinin getirdiklerinin yanında götürdükleri bir toplumda tüm dünyada ve her yaş gurubunda baş ağrılarının oranı hızla artmaktadır.
 
Çocuklarda takriben yedi sekiz yaş civarında %40 oranında baş ağrısı olduğu ve bunların %2 sinin reel migren olduğu gösterilmiştir. 15 yaş civarında çocuklarda baş ağrısı %70 civarında, migren oranı ise %5 in üzerinde bulunmuştur.
 
Baş ağrıları ani (Akut), kronik (zaman gelen) ilerleyici ve ilerleyici olmayan, yeniden eden veya etmeyen, zonklayıcı özellikli, uyku ile geçen veya geçmeyen, ağrı kesiciler ile eksilen, geçen veya geçmeyen özelliklerine göre ve belirli bölgelere yayılıp yayılmadığına göre değerlendirilir.
 
Çocuklarda baş ağrısı manâlı bir uyarıdır, beraberinde sistemik bir rahatsızlık, kusma, baş dönmesi, ateşlenme, karın ağrısı, sistemik kan basıncı ile ilişkisi, ense sertliği, vücutta döküntü, burun kanaması ile olması önemini daha da arttırır.
 
ADOLESAN (ERGINLIK DÖNEMİ) dönemindeki baş ağrıları çok daha önemlidir. Bu dönem çocuğun somut, ruhsal, sosyal ve cinsel olarak aklının fazla karıştığı, ebeveyn ve çevre ile çatışma içine girdiği bir dönemdir. İntihar girişimleri, madde bağımlılığı, eğitim ve öğrenim sıkıntıları, cinsel sorunların yaşandığı, ergenlerin kayda değer şikayetlerinden bir parça başına de baş ağrısıdır.
 
Baş ağrılarının sebepleri;
1. Gerilim tipi baş ağrıları
2. Migren
3. KBB hastalıkları (Sinüzitler, otitler, geniz eti (Adenoid veg.) bademcik iltihapları),
4. Göz hastalıkları
5. Diş hastalıkları
6. Daha ciddi MSS (merkez asap sistemi)ni tutan hastalıklar (menenjitler) ve enfeksiyonlar
7. Kafa içinde problem yaratan ciddi durumlar (Beyin tümörleri, anevrizma)
8. Metabolik hastalıklar (Diabet, böbrek yetmezliği vb. bunlara bağlı hipoglisemi ve üremi oluşumu)
9. Kan hastalıkları (Anemiler-kansızlıklar), lösemi
10. Romatizmal sınıf hastalıkları
 
Baş ağrısı sebeplerinin en başında gerilim tipi baş ağrılarında adalelerin kasılması sonucu ortaya çıkar, psikolojik sebepler ön plandadır (mektep başarısızlığı, sosyal uyum sorunları vb.), AKUT (ani) ve kronik (uzamış) tipleri vardır. Işık ve gürültü ile artar, bulantı ve kusma olmaz, hareketle ağrı artmaz.
 
Migren genellikle başın yarısını içeri alan, zonklayıcı, yapılan işi engelleyen, beraberinde bulantı, kusma ve ışık ile ses’e duyarlık olan çoğunlukla 2 ile 48 saat sürebilen baş ağrılarıdır.
 
Tanı yöntemleri;
Aileden alınacak öykü önemlidir. Ağrının zamanı, yeri, sancı cinsi, ağrıya eşlik eden öteki belirtiler, ağrının devam süresi, ne çoğunlukla ortaya çıktığı, hareket, istirahat ve uyku ile değişip değişmediği, ağrının organik bir sebebe tabi olup olmadığı, herhangi bir hastalığın bağlı belirtisi olup olmadığı öğrenilmelidir.
 
Genel muayene yanına icabında Nörolojik, Psikiatrik, Göz, Kulak-Burun-Boğaz muayenesi ve diş muayenesi yapılmalıdır.
 
Tekrarlayan baş ağrılarında EGG (Elektroensefalografi), BT (Bilgisayarlı tomografi), MRG (Manyetik görüntüleme), kan ve idrar tetkikleri yapılır.
 
Tedavi;
Çocuklarda sızı tedavisi ağrıya neden olan sebebe yöneltilir, gerekirse ağrı kesici (ağrı kesici) verilir. Sancı ilaçlarının kullanılmasında öncelikli yöntem kolay ilaçlarla başlamaktır. Migrenli çocuklarda en iyi şartlarda bile senede 4 ila 8 defa nöbet oluşabilir; sosyal sorunlar, öğrenme ve dikkat bozuklukları, stres ve üzüntüler bu sayıyı arttırır.
 
Ağrılarda tedavi başta sakinleştirme, psikolojik destek, hap türünden olmalıdır. Migrende çocuk ağırbaşlı ve karanlık bir odaya alınır, erkence sızı kesiciler verilir, ilaç olarak parasetamol verilmesi uygundur. Ergotamin türü ilaçlar önleyici olarak kullanılacaksa tamamen tetkik edilerek kullanılmalıdır.
 
Gerilim tipi baş ağrılarında başta gerilimi azaltıcı egzersizler ve baş ağrısına yol açan problemin ortadan kaldırılması gereklidir, sızı kesiciler daha sonra kullanılmalıdır.